01 Kas 2016
Kasım 1, 2016

Hayata İzin Vermek

0 Yorum

Her birimiz hayat mücadelemizde onlarca belki de yüzlerce şey istiyor ancak kimilerimizin istekleri gerçekleşmezken kimilerimizin istekleri kısa sürede gerçekleşiyor. Sebebini bilmeden yaşadığımız olaylar gibi sebebini bilerek yaşadığımız olaylar da küçümsenmeyecek oranda.

Elimizden geleni yaptığımız zamanlarda dahi tam olarak istediklerimize sahip olamamak canımızı fazlasıyla sıkmakta. Her yolu deniyor ancak istediklerimizin yanına yaklaşamıyoruz. Çoğu zaman istemsiz kendimizi “Neden?” Sorusunu sorarken buluyoruz. Neden sorularının havalarda uçuştuğu zamanlarımız bazen hayatın tadını kaçırmak için yetiyor da artıyor.  Hep deriz ya “Bir şey eksik ama ne olduğunu bilemiyorum. Ah o bir şeyi bulsam bak neler yapacağım” diye. Elbette bir şey eksik ki bizler istediğimiz şeyleri elde etmekte zorlanıyor ya da elde edemiyoruz. Kimilerimiz yeteri kadar istemediği, kimilerimiz yeteri kadar inanmadığı kimilerimiz ise yeteri kadar çalışmadığı için istenilene ulaşamazken kimilerimiz tüm bunları ve hatta daha fazlasını yaptığı halde istediğini elde edemiyor. Her şeyi fazlasıyla yaptığı halde bir insan neden istediklerine ulaşamaz? Neden o kadar emek verdiği halde her şey anlamsız kalır? Yanlış olan nedir ki istenilene ulaşılamaz? Tüm bunların onlarca büyüklü küçüklü sebebi olabileceği gibi en büyük neden “İzin vermemektir.”

Bizler bir şeyleri istediğimizi dil ile söylesek bile kalp ile izin vermiyoruz. Hayal kursak yarıda bırakıyoruz, plan yapsak üşengeç davranıyoruz, bedenen ne kadar koşturup kendimizi hazır sansak da kalben ve ruhen kendimizi hazır hale getirmiyoruz. Bir şeyin hayatımıza gelmesine izin verdiğimizi dile getirmiyoruz. “Ben sağlığın hayatıma gelmesine izi veriyorum.” “Ben bolluk ve bereketin hayatıma gelmesine izin veriyorum.” “Ben güzel bir yaşamın hayatıma gelmesine izin veriyorum.” “Ben güzel bir vücuda sahip olmaya izin veriyorum.” Bunlar ve benzeri onlarca belki de yüzlerce şeyi istediğimizi söylüyor; ancak izin verdiğimizi söylemiyoruz. Her şey izin verme ile alakalıdır. İzin vermediğiniz biri odanıza, evinize, hayatınıza nasıl ki giremezse; izin vermediğiniz hiçbir şey hayatınıza giremez. Sahip olmak istediğimiz şeyleri dil ile söylediğiniz, kalp ile istediğiniz gibi onların hayatınıza gelmesine ya da girmesine izin verdiğinizi de söyleyin. Söyleyin ki o şeylere kapı açmış olasınız. O şeyler de hayatınıza girmeye izni olduğunu bilsinler. Bazen çok küçük ayrıntılar hayatın değişmesini sağlar. Büyük emekler vermek yerine küçük değişiklikler hayatımıza büyük değişimler getirir. Bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bazıları izin verme olayını hayatlarına dâhil ettikleri için büyük kazanımları, küçük emekler ile elde ederler.

Hayat, alma ve verme yasası üzerine kurulmuştur. Almadan veremez vermeden alamazsınız. Ancak izin vermediğiniz hiçbir şeyi alamayacağınız gibi veremezsiniz de. Şimdi durup bir hayatınıza bakın bugüne kadar nelere izin verdiniz, nelere izin vermediniz? Samimi bir şekilde düşündüğünüzde sorunun yanıtını kolaylıkla bulacağınıza emin olabilirsiniz? Bir şeyi çok istediğiniz halde tereddütleriniz, acabalarınız, endişe, korku ve kaygılarınız bu istediğiniz şeylerin gerçekleşmesine izin vermedi. Siz dilinizle istiyorum dediniz ancak kalbiniz ve beyniniz ürettiği onlarca mazeretle bu isteğinizin gerçekleşmesini engelledi. Engelledi; çünkü izin yoktu. Ne zaman ki siz izin vermeye başlar ve hayatın güzelliklerine, bolluk ve bereketine, istediğiniz her şeyin gerçekleşmesine izin verdiğinizi söylersiniz işte o zaman istedikleriniz gerçek olur.

“Bu kadar basit mi?” diye düşünebilirsiniz. Olay bu kadar basit ancak izin vermek bu kadar basit değil. Ne yazık ki kendimize koyduğumuz blokajları ortadan kaldırmak o kadar kolay olamıyor. Bu nedenle olabildiğince içinizden ya da sesli olarak istediklerinizin gerçekleşmesine izin verdiğinizi söyleyin. Göreceksiniz ki her şey çok daha kolay ve güzel olacak.

Paylaşın...Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Share on Facebook1Email this to someone